Hürmüz Krizi: 33 Kilometrelik Bir Boğaz Dünya Ekonomisini Nasıl Felç Etti — Türkiye ve İngiltere Ne Yapmalı?
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik koordineli saldırıları başlatmasının ardından Hürmüz Boğazı fiilen kapandı. İran, pahalı bir deniz ablukasına gerek duymadan yalnızca birkaç insansız hava aracı saldırısıyla küresel petrol trafiğinin yüzde yirmisini durdurdu; sigorta şirketleri gemi sahiplerine kapsamı geri çekti ve tankerler dışarıda demir atmak zorunda kaldı.
Brent ham petrolü 100 dolar barajını aştı. Avrupa gaz fiyatları sert yükseldi. İngiltere, Katar’dan ithal ettiği LNG’nin yüzde on ikisini bu boğazdan aldığı için enerji fiyatlarında ciddi bir baskıyla karşı karşıya. Başbakan Starmer, ABD’nin savunma amaçlı operasyonlar için İngiliz üslerini kullanmasına onay verdi; bu kararın İngiliz bayraklı gemilerin bölgedeki güvenliği üzerindeki etkileri henüz netleşmedi.
Türkiye ise farklı bir konumda. 13 Mart’ta İran, Türk Transport Bakanı’nın duyurduğu üzere bir Türk gemisinin boğazdan geçişine izin verdi. Batı’nın büyük bölümü kilitlenirken Ankara’nın İran ile sürdürdüğü bağımsız diplomatik hat somut bir kazanıma dönüştü. Ancak bu durum risksiz değil: Türkiye NATO üyesi, doğu Akdeniz’deki gerginlikler artıyor ve Türkiye’nin İran içindeki Kürt güçleriyle olan ilişkisine dair iddialar hassas bir dipnot olmaya devam ediyor.
📌 Bu içeriğin detaylı İngilizce versiyonu
THE TBMAG WEEKLY
Stay Ahead of the UK–Türkiye Business Corridor
Weekly insights on business, healthcare, investment and culture — delivered every Thursday. Available in English and Turkish.
No spam · Unsubscribe anytime