Hammaddeye ihtiyaç duymayan ekonomi alanı; “Yaratıcı endüstriler”

 Hammaddeye ihtiyaç duymayan ekonomi alanı; “Yaratıcı endüstriler”

Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP) Direktörü Prof. Dr. Asker Kartarı, hammaddeye ihtiyaç duymayan bir ekonomi alanı olan yaratıcı endüstrilerin geleceği şekillendireceğini belirtti. Kartarı “İngiltere yaratıcı endüstrilerin değerini anlayan ilk ülke sayılıyor” dedi.

Bulunduğumuz çağı şekillendirmeye başlayan ekonomi dalı olan yaratıcı endüstriler, dünyanın toplam gayri safi milli hasılasının yüzde beşini üretiyor. Yaratıcı endüstrilerin değerini anlayan ülkelerin başında ise İngiltere yer alıyor. Bu sektörün değerini ve gelecekteki rolünü anlayan Türkiye de adımlar atmaya başladı. Bu adımlardan biri de Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP) olarak karşımıza çıkıyor. Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP) Direktörü Prof. Dr. Asker Kartarı, TB CreaPost için yaratıcı endüstrilerin etkisini, katma değerini ve geleceğini  anlattı.

  • Sizce yaratıcı endüstriler nedir, hangi alanları kapsar ve neden önemlidir?

Yaratıcılık ve yenilikçiliğin yer aldığı, mimarlıktan tasarım ve resme, sahne sanatlarından müzik ve sinemaya, animasyondan dijital oyun ve reklama kadar birçok disiplini yaratıcı endüstriler kapsamında değerlendiriyoruz. Ham maddesi yaratıcılık olan her branş yaratıcı endüstrilerin alanına girer.

Yaratıcı endüstriler dünyanın toplam gayri safi milli hasılasının yüzde beşini üreterek birçok sektörün önüne geçmiştir. Söz gelimi dünyanın yaratıcı endüstriler alanındaki yarattığı katma değer, demir çelik sanayiinden büyüktür. Yaratıcı endüstriler alanında dünyanın en büyük üreticileri Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada gibi ülkelerdir. Mesela İngiltere yaratıcı endüstriler alanında Japonya’dan 100 kat daha fazla para kazanmaktadır. Yani Japonya gemi dolusu otomobil satıyor, onun elde ettiği parayı İngiltere tek bir dizi filmden kazanıyor ya da yeni kurulmuş bir Türk dijital oyun firması bir milyar dolar değere ulaşabiliyor.

  • Yaratıcı Endüstriler Platformu olarak öğrencilere neler sunuyorsunuz?

Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP) olarak yaratıcı ve yenilikçi fikirleri olan öğrencilerimizin projelerine can suyu veriyoruz. Bir fikri projelendirmekten hayata geçirmeye kadar tüm aşamalarda öğrencilerimize proje dosyası hazırlama, mentorluk, networking, sunum becerileri gibi konularda destek sağlıyoruz. Üniversitemizin öğrencileri herhangi bir kredi ve not alma kaygısı olmadan ders kapsamı dışındaki fikirlerini gerçekleştirebilme imkanına sahip oluyor, diğer dallardan öğrencilerle birlikte çalışma, öğrenme ve üretme deneyimi edinebiliyor; ekip yönetme, zamanı planlama, bütçe hazırlama ve kullanma gibi normal eğitim yaşamı sırasında karşılaşamayacağı durumları bire bir yaşayıp deneyimleyebiliyor. Bu durum üniversitemizde bir proje hazırlama ve uygulama kültürü oluşturdu. Öğrencilerimiz gittikçe artan sayıda gruplar kurarak bir araya geliyor ve ekip çalışmasının avantajlarından yararlanıyor. Diğer üniversitelerin de öğrencilerine benzer imkanları sağlaması en büyük arzum. Bu yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Gelecek Gençlerin programı kapsamında aldığımız destekle bu kültürü Türkiye’deki diğer üniversitelerde de yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.

Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP)

Destek vereceğimiz öğrenci projelerini, üniversitemizin farklı bölümlerinden hocaların oluşturduğu iki aşamalı jüri ile seçiyoruz. Güz ve bahar dönemlerinde açtığımız InIDEA (Innovative Idea) adlı proje destek programımızın çağrısına gelen başvurular arasından seçilen projelere, disiplinlerine göre çalışma ekosistemleri de sağlıyoruz. FilmHUB, TiyatroHUB, Re-HUB, TeknoHUB, OyunHUB gibi yapılarımızda öğrenciler hem diğer proje sahipleriyle bağlantı kurabiliyor hem de projelerini gerçekleştirirken KHAS YEP’e ait ekipmandan faydalanabiliyor. Mezun olan öğrencilerimizin de bu HUB’larla bağları devam ediyor elbette.

Projelere destek

Desteklenmeye hak kazanan projenin bütçesine belli miktarda bir katkıda bulunuyoruz. Katkımız bazı projelerin giderlerinin tümünü karşılıyor, bazılarının da giderlerinin yalnız bir kısmı karşılanmış oluyor. Eğer tamamını kapsıyorsa sorun yok, o çocuklar projelerini gerçekleştirmeye başlıyor. Eğer katkımız bütçenin sadece bir kısmını karşılıyorsa onlara bütçenin kalanını sağlamaları için sponsorluk dosyaları hazırlatıyoruz ve onları sponsorlar ile buluşturuyoruz.

Örneğin bir önceki yıl Teknofest’e katılan bir ekibimiz yeni bir fikirle geldi, biz o fikri destekledik. 600.000.- TL’lik bütçeleri vardı. Biz o bütçenin tamamını karşılamadık. 50.000.- TL kadarını biz karşıladık. Geriye kalan 500.000.- TL’lik kısmını dışarıdan sponsorlarla sağladılar. Bunların arasında çok büyük kuruluşlar da var. İsim vermekte bir beis yok. Mercedes- Benz mesela bu projeye sponsor oldu. Birçok küçük firma sponsor oldu. Kimi karbon-fiber levha verdi, İzeltaş el aleti takımları verdi. Bir başkası başka bir ihtiyacı karşıladı. Dolayısıyla bu 600.000.- TL’lik bütçe karşılanmış oldu.

Buraya gelen proje jüriden geçtikten ve maddi destek kazandıktan sonra, projeye bir mentor atıyoruz. Mentor, yani danışman hoca onlara yardım ediyor, soruları olduğu zaman yanıtlıyor. Mümkünse ve gerekliyse sektörden de partner buluyoruz. Özel sektörde, o iş kolunda faaliyet gösteren partnerler ekibimizle beraber çalışıyor. Öğrencilerimizden, proje bitiminde kendi şirketini kuranlar da oluyor.

Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu (KHAS YEP) Direktörü Prof. Dr. Asker Kartarı

Projelerin telif hakkını koruyoruz

Bu arada öğrencilerimiz yarışmalara giriyorlar, yarışmalar kazanıyorlar ya da bir ürünü geliştirip satıyorlar. Öğrencilerimizin projeleri kapsamında yarattıkları ürün ve hizmetlerdeki fikri mülkiyet haklarını, telif haklarını koruyoruz. Şirketleşmeye başladıkları ana kadar onlara desteğimiz devam ediyor. Teknopark’ımız var Silivri’de, üniversitemize ait. Öğrencilerimizi Teknopark’ın kuluçka merkezine gönderiyoruz ve yolculukları orada devam ediyor. Bu arada sözleşme kapsamında ilk bir yıl içinde elde ettikleri gelirlerin %20’sini KHAS YEP’e bağış olarak alıyoruz. Böylece sonraki projelerin maddi desteğinin bir kısmını elde etmiş oluyoruz.

Beş yıldır üniversiteden bütçe alıyoruz ama bu yöntemle artık yavaş yavaş kendi yağımızla kavrulmaya başladık. Geçen yılki bütün masrafımızı T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığımız bir proje desteği ve önceki projelerin geliriyle karşıladık. Dolayısı ile okula yük de olmuyoruz ve platform yapılan işlerle kendini çevirerek yeni öğrencilere imkân sağlamaya devam ediyor.

Başka bir örneğimiz yok

KHAS YEP benzeri bir platformun örneği yok diğer üniversitelerde ama biz “yalnız bizde olsun, yalnız biz yapalım” demiyoruz. T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığımız kaynakla elimizdeki bütün işleri modelleştirdik. Bu modelleri bir el kitabında topladık.  Bu ayın sonunda baskıya göndereceğiz. Son düzeltmeleri yapıyoruz. Türkiye’deki tüm üniversitelere bu tür birimler kurabilmeleri için yol yordam gösteriyoruz. El kitabını bütün üniversitelere göndererek o üniversitelerin de bunları kurmasını sağlayacağız.

Neden böyle bir girişimde bulunduğumuzu anlatayım dilerseniz: Biz bu konuda çok iyiyiz, Teknofest’te birincilik aldık. Teknik üniversitelerin önüne geçtik. Bu çok önemli bir şey ama biz bunu yaptığımızda böyle bir destek programı hiçbir üniversitede yoktu. Şöyle bir örnek daha açıklayıcı olur sanırım: “Bizim mahallenin futbol sahası var. Kramponlarımız, formalarımız, toplarımız ve hocalarımız var. Biz bütün maçları kazanıyoruz”. Bu bizi şampiyon yapmaz. Bu adaletsiz bir yarış olur. Biz şimdi bu durumun farkındayız. Onun için bütün üniversitelere krampon almaları, saha yapmaları ve hocaları mobilize etmeleri için deneyimlerimizi aktarıyoruz. Diyoruz ki bakın işte ayakkabı, işte forma. Siz de çalışın, yarışalım. Gençlerin bu yarışa eşit koşullarda girmesi, Türkiye’de yaratıcı endüstrilerin gelişmesini sağlayacaktır.

  • Platform ekibinizde kimler yer alıyor?

Oldukça genç, dinamik ve bir o kadar da deneyimli bir ekibe sahibiz. Yaratıcı olduğu kadar teknik arka planlara da sahip olan ekibimiz, Yaratıcı Endüstriler Platformu olarak hedeflediğimiz vizyonun aktif birer parçası. Üniversite bünyesinde gerçekleştirdiğimiz programlar ve platformumuza gelen öğrenci projeleri ile üniversitemizin işleyişini ve öğrenci tabanını oldukça iyi tanıyan eski öğrencilerim Simay Ceylan ve asistanım Zeynep Sıla Karataş ilgileniyor.

Bir de KHAS YEP çatısı altında yürüyen ve şu sıralar bizi çok heyecanlandıran, Avrupa Birliği ve T. C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli FabriKHAS adlı projemiz var.Yürütücülüğünü British Council’in üstlendiği bu proje ile hedefimiz Türk ekran endüstrisi için Türkiye’nin en büyük ve gelişmiş yaratıcılık merkezini kurmak. Burada proje yönetiminden Aslıhan Ayça Günaydın sorumlu. Teknik alım tarafında ise Recepay Sayar ve onunla birlikte çalışan Burak Çağrı Duman var. Ben de Prof. Dr. Asker Kartarı olarak KHAS YEP’in direktörlüğünü üstleniyorum.

  • Programlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Üniversite kapsamında proje başvurularını InIDEA programımız üzerinden alıyoruz. Güz ve bahar dönemleri olmak üzere yılda iki defa açtığımız InIDEA çağrısına gelen yaratıcı ve yenilikçi proje başvurularını önce KHAS YEP ekibi olarak değerlendiriyoruz. Jüri karşısına çıkmaya hazır gördüğümüz, eksiksiz başvurular ve komisyon sunumuna hak kazanan projeler, proje ekipleri tarafından bütün branşlardan değerli akademisyenlerimizin yer aldığı ‘Genel Değerlendirme Komisyonu’na sunuluyor. Bu aşamayı geçen projeler ikinci aşamada her alanın uzmanından oluşan ‘Branş Jürisi’ tarafından değerlendiriliyor.

Bu sürecin sonunda desteklenmeye değer görülen projeler YEP Direktörlüğü tarafından 25.000.- TL’ye kadar fon desteği alıyor. Bu desteğin yanında proje sahiplerinin sponsor bulması, network kurması, teknik ekipmandan yararlanması gibi pek çok konuda da onlara destek olmaya devam ediyoruz. Değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan projeler, YEP bünyesinde bulunan TeknoHUB, TiyatroHUB, FilmHUB, OyunHUB ve Re-HUB ekosistemlerimizden en uygun olana yönlendirilerek araştırma ve uygulama yolculuklarına başlıyor.

InIDEA dışında iki ana programımız daha var: LooKHAS ve Start-UP CUP.  LooKHAS programı, Kadir Has Üniversitesi’ni yine üniversitemiz mensuplarının gözünden en yaratıcı şekilde göstermeyi amaçlayan ve dijital içerik üretimine yoğunlaşmış bir program. Start-UP CUP ise start-up fikirleri olan ve bu fikirlerini hayata geçirmek için gerekli ön hazırlığa sahip öğrencileri profesyonel iş dünyasından insanlarla bir araya getiriyor. Start-UP CUP programı çerçevesinde kuluçka merkezlerine giden yolda öğrencilerimize destek oluyoruz.

Gelecek yaratıcı endüstrilerin

  • Sizce gelecekteki çağa yaratıcı endüstriler çağı diyebilir miyiz?

Aslında yaratıcı endüstriler içinde bulunduğumuz çağı şekillendirmeye başladı bile. Son otuz yıl içinde yaratıcı ekonominin büyüme hızı diğer sektörlerde görülmemiş şekilde artmıştır. Son beş yılda dünyada yaratıcı ekonominin ortalama yıllık büyüme hızı %10 civarındadır. Avrupa Birliği ülkelerinde yaratıcı endüstriler alanında çalışanla profesyonellerin sayısı dokuz milyon civarındadır ve bu insanlar yıllık 600 milyar avroluk bir katma değer üretmektedir. Gelecek on yıl içinde yaratıcı endüstriler alanında kendine yer bulamayan ülkeler diğer sektörlerden elde ettiklerinin tümünü bu endüstrinin yarattığı ürünlere sahip olmak için harcamak durumunda kalacaktır. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde teknolojik gelişmeyi yakalayamayan ülkelerin düştüğü duruma tanık olduk. Şimdi aynı süreç yaratıcı endüstriler alanında işliyor. Ya bu sürece dahil oluruz ya da yaya kalırız. Biz yaya kalmamak için çabalıyoruz. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve benzeri kuruluşlar da bunun farkında ve kendi alanlarında ellerinden geleni yapmaya, yani çağı yakalamaya çalışıyor.

Farkındalık desteğe dönüşmeli

  • Türkiye’nin yaratıcı endüstrilere verdiği desteği nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye, yaratıcı endüstrilerin değerini ve gelecekte oynayabileceği rolün farkında. Bunun için önemli adımlar da atılıyor. Söz gelimi 2020’de AB ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından fonlanan bir proje aldık. Yürütücüsü olduğum “Kadir Has Üniversitesi Yaratıcı Endüstriler Platformu KHAS-YEP” başlıklı proje beş milyon avroluk bir hibe ile destekleniyor. Proje kapsamında kuracağımız FabriKHAS adlı merkezde ekran endüstrisi olarak adlandırdığımız ve film, dizi, animasyon, dijital oyun, reklam, belgesel gibi ekranda temsil edilen eserleri üreten sektörleri kapsayan endüstriyi bir araya getirerek yaratıcılık kaslarını geliştirmeyi amaçlıyoruz. Merkezin en önemli özelliği endüstrinin aktörlerini bir araya getirerek teknoloji ve üretim olanaklarıyla desteklenmiş bir ekosistem yaratacak olmasıdır. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı da kültürel/yaratıcı ekonominin geliştirilmesi için çaba içinde. T.C. Ticaret Bakanlığı, Hizmet İhracatçıları Birliği, Ticaret Odaları ve benzeri kuruluşlar yaratıcı endüstriler alanında harekete geçiyor artık. Yeni kalkınma planı içinde de yaratıcı endüstrilere destekten söz ediliyor. Bu alanda bir farkındalık olduğunu biliyoruz. Farkındalığın yoğun desteğe dönüşmesi için sabırsızlıkla bekliyoruz.

  • Yaratıcı endüstrilerin daha da gelişmesi için sizce ne gibi adımlar atılmalı?

Yaratıcı endüstriler fikir üzerine kurulan, yaşayan ve ilerleyen endüstrilerdir. Fikir bilgiye dayalıdır ve bu bize yetişmiş insan kaynağını işaret eder. Yani yetişmiş insan kaynağınız yoksa bu alanda başarılı olma şansınız yok demektir. Türkiye yaratıcı/genç insan kaynağı açısından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Bir taraftan beyin göçü verirken diğer taraftan bu değerli insan kaynağımızı koruyucu önlemler almazsak kısa bir süre sonra dünyadaki yerimizi de yaratıcı endüstrilerde atılım yapma şansımızı da yitirebiliriz. Bu nedenle biraz önce saydığım bakanlıklarımıza diğer bütün ilgili kuruluşlar da katılmalı ve her alanda yaratıcı süreçleri destekleyici önlemler almalıyız. Her şeyden önce mevcut kültürel ve yaratıcı ekonomik faaliyetleri yasal güvence altına almalı, geniş fon olanaklarıyla teşvik etmeliyiz. AB ülkelerinin yaratıcı endüstrilere sağladığı yıllık desteğin yarısıyla bile onları geride bırakabiliriz. Unutmayalım ki dizi film alanında dünyada ABD ve İngiltere’nin ardından üçüncü olan Türkiye’de sektöre sağlanan kamu desteği diğer ülkelere oranla çok düşüktür.

  • Dünya ekonomilerinde yaratıcı endüstrilerin payı artarken ve ekonomiler buna göre
    şekillenirken Türkiye olarak biz sektörün neresindeyiz?

Biraz önce söylediğim gibi, Türkiye dizi film ihracatı alanında ilk üçün içinde. Geçen seneye kadar ABD’den sonra geliyorduk, ikinci bizdik ancak yeni açıklanan bir araştırmanın sonucuna göre üçüncü durumdayız.

Dizi ihracatı çok önemli. Para kazanıyorsunuz, ülkeyi tanıtıyorsunuz. Ülkeyi tanıtmak demek, ülkeye turist çekmek demek. Ülkeye karşı bir sempati yaratarak turizm gelirlerini arttırıyorsunuz. İş ortaklıklarını arttırıyorsunuz, bir sürü yan getirileri var. Dolayısıyla birçok ülke, yaratıcı endüstrilerin önemini fark edip bu alanda yatırımlarını artırıyor. Dolayısıyla biz de yaratıcı endüstrilere destek olmalı, yatırım yapmalıyız. Mevcut teknoloji ile ve sadece beyinlerin bir araya gelmesi ile uygun ekosistemler yaratarak kalkınabiliriz.

Yaratıcılık, mevcut ekonomik durumunda sofraya yemek getiren annenin yaptığıdır. Mutfakta ne varsa ondan yeni bir şey yaratmaktır. Aynı şeyi biz de yapacağız. Şuyum yok, buyum yok demeyeceğiz. Elimizdeki imkanlarla, kafamızı kullanarak mevcut teknoloji ile çok daha yaratıcı işler yapabiliriz. Biz KHAS YEP olarak ekibimizle birlikte buna çalışıyoruz; öğrencilerimizi bir araya getiriyor, sinerji yaratıyor, yeni fikirleri ortaya çıkarıp geliştiriyor, hayata geçirilmelerini sağlıyoruz. Bu konuda da oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebilirim.

İngiltere değerini ilk anlayan ülke

  • İngiltere kendini yaratıcı endüstrilerin merkezi olarak konumluyor ve yatırımlar
    yapıyor. Sizce gerçekten yaratıcı endüstrilerin merkezi İngiltere mi? Ya da hangi ülke
    olabilir?

İngiltere yaratıcı endüstrilerin değerini anlayan ilk ülke sayılıyor. Sanayi devrimiyle birlikte önce ülkenin hammadde kaynaklarını tüketen sonra kolonilerinin kaynaklarını sömüren İngiltere, gücünü sömürgelerini kaybedip hammadde sıkıntısına düşünce hammadde olmadan üretim yapabileceği alanlara yöneldi. Uzun yıllar yabancı öğrenci çekerek üniversite eğitimi ve dil öğretiminden önemli kazanç sağladı. Sonra film sektörünü destekledi, son otuz yılda da yaratıcı endüstrilerin bütün kollarını kamu kaynaklarıyla besleyip geliştiriyor. İngiltere’yi izleyen birçok ülke var. Hemen hepsinde yaratıcı endüstriler devletin kültür politikaları çerçevesinde destekleniyor. Sonuçta ekonomileri canlanıyor, üretim, istihdam ve refah düzeyi artıyor. İrlanda, İzlanda, Baltık ülkeleri gibi küçük ve doğal kaynaklar açısından yoksul ülkeler yaratıcı endüstrilerle kalkınıyor. Avrupa Birliği, üye ülkelerde yaratıcı endüstrileri geliştirmek için destek programlarını hayata geçiriyor. Söz gelimi Creative Europe programı ile Avrupa’nın tümünü yaratıcı sektörlere yöneltiyor. Ama biz ülke olarak bu programdan çıkıyoruz. Anlamak zor gerçekten.

  • Yaratıcı endüstriler alanında dünyanın önde gelen ülkeleri ile Türkiye’yi karşılaştırır
    mısınız?

Böyle bir karşılaştırmayı ancak potansiyel ve üretim açısından yapabilirim. Potansiyelimize oranla daha az üretim yaptığımız bir gerçek. Bu alanda önde gelen ülkeler bir devlet politikası çerçevesinde planlı ve programlı olarak yaratıcı endüstrilerini destekliyor. Söz gelişi geçen yıl ziyaret ettiğimiz İngiltere’nin Yorkshire şehrinde yerel yönetim ve merkezi hükumetin yaptığı 12,5 milyon sterlinlik bir destek bir yılda kente 40 milyon sterlin kazanç getirmiş. Yorkshire’ın kalkınması için bir yıl içinde yatırılan her 1 sterlin karşılığında neredeyse 4 sterlin kazanmış bu kent. Hangi yatırımın böyle bir getirisi var? Bizim ülkemizde de bu yapılmalı. Bir politikamız olmalı. Planlamalı, programlamalıyız. Yaratıcı endüstrilere yapılacak her bir yatırım karşılığını mutlaka alacaktır.

  • Eklemek istedikleriniz?

Türkiye, bir imparatorluğun yıkıntılarından, onun borçlarını da ödeyerek, kendi insan kaynağını yetiştirip finansını oluşturarak kurulmuş ve çok kısa sürede çağdaş dünyada yerini almıştır. Şimdi elimizde bir kısmını beyin göçüyle yitirmekte olduğumuz yetişmiş insan kaynağımız ve önümüzde yaratıcı endüstriler gibi hammaddeye ihtiyaç duymayan bir ekonomi alanı var. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek için el ele, omuz omuza vermeli; vakit kaybetmeden çalışmaya başlamalıyız.