Yapay zekâ eserleri sanat mı matematik mi?

 Yapay zekâ eserleri sanat mı matematik mi?

DİJİTAL SANAT – Tüm hayatımızı çepeçevre saran teknolojik gelişmeler sanat dünyasına da pek çok yenilik getirdi.  Robotlar resim yapıyor, yapay zekâ ile oluşturulan eserler sanat galerinde sergileniyor, açık arttırmalarda satılıyor, yarışmalarda derecelere giriyor. Ancak yapay zekânın kazandığı her başarı ile sanat dünyasındaki tartışma da büyüyor. Yapay zekâ destekli programlarda algoritmaların yaptığı çalışmalar sanat eseri mi?  Ve sanatçı kim?  Bir grup yapılanların klasik sanatın yerini asla alamayacağını ve sanatı popüler kültürün bir alt parçası haline getirdiğini savunsa da, teknoloji sanat birlikteliğinden heyecan duyanların sayısı her geçen gün artıyor

Yeni teknolojiler son yıllarda sanat dünyasında önemli gelişmelere ve yeniliklere neden oldu. Dijitalleşme, üretimden eserin sergilenmesine kadar sanatın tüm alanlarında etkili olmaya başladı. Ancak bu dijitalleşme pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. NFT eserler sanat mı değil mi tartışmasının içindeki sanat dünyası bu kez yapay zekâ destekli programlarla yapılmış görsel açıdan oldukça etkili eserlerle karşı karşıya kaldı.

Sanat dünyasındaki bir grup için geleneksel sanat ölüyor, diğer bir grup için ise yapa zekâ ile yapılanlar eşsiz sanat eserleri. Üçüncü bir grup da var ki; hem var olana saygı duyuyor, destekliyor hem de gelişmeleri heyecanla takip ediyor. Kısaca tartışmaların ardı arkası kesilmiyor.

Bu resimleri kim yapıyor?

Tartışmanın temelinde cevap aranan sorular pek çok…. Bu resimleri kim yapıyor? Bilgisayar mı, yoksa o bilgisayara resim yapmayı öğretmek için kullanılan sanat eserlerinin toplamı mı? Makine ‘resim yapmayı’ başka eserlerden öğrenirse bu durumda o eserin sahibinin telif hakkı ihlal edilmiş olur mu? Bu emek sömürüsü sayılır mı?

Çünkü yapay zekâ ile sanat eseri üretmek tek bir tıkla mümkün. Oldukça etkileyici bir resmin yaratmak işte bu kadar kolay. Temel olarak yapay zekâ sistemlerine istediğiniz kelimeyi yazdığınızda, algoritmalar sizin için istediğiniz görseli, istediğiniz türde hazırlıyor.

Ancak bu gelişmeler sanatın ne olduğu, fırça, tuval gibi geleneksel sanat malzemelerin yerini yapay zekânın alması ve etik tartışmaların yanı sıra sanatın kime ve neye ait olduğu konusunda hukuki tartışmalara da neden oluyor.

yapay zeka 2

“Yapay zekâ geleceğin sanat piyasasında önemli yere sahip”

Dünyadaki ilk yapay zekâyla üretilen eser satışını rekor bir rakamla 2018 yılına New York’taki müzayede evi Christie’s gerçekleştirdi. Yapay zekâ tarafından yapılan Edmond de Belamy isimli tablo, bir süre Christie’s’in salonunda sergilendi ve 2018’in Eylül ayında gerçekleştirilen açık artırmada tahmin edilenin 40 katı bir rakama, 432.500 dolara alıcı buldu. 7 dakika süren açık artırmaya telefonla katılarak tabloyu satın alan kişinin kim olduğu ise açıklanmadı. Satışa katılanlardan bir kişi Fransa üzerinden online, iki kişi telefonla ve bir kişi de salondan teklif verdi. Paris merkezli sanat kolektifi Obvious’ın geliştirdiği algoritmanın “boyadığı” Edmond de Belamy’nin Portresi (Portrait of Edmond de Belamy), bir yapay zekâ programının imzasını taşıyor. Tuval üzerine basılan resmin ortaya çıkması için 14. ve 20. yüzyıllar arasında üretilen 15 bin portrenin yer aldığı bir veri tabanı kullanıldı.

“Bazıları makinenin ürettiği sanattan daha çok ilham alıyor”

7 ila 10 bin dolara satılması beklenirken tablonun dakikalar içinde 432 bin dolardan alıcı bulması “Bu tablo gerçekten de bir sanat eseri olarak değerlendirilebilir miydi?” tartışmasını da alevlendirdi. Bu soruya CAN (Creative Adversarial Networks – Yaratıcı Rekabetçi Ağlar) teknolojisini kullanan Ahmed Elgammal’ın “Bazıları makinenin ürettiği sanattan daha çok ilham alıyor” cevabını verdi. ABD’nin New Jersey eyaletindeki Rutgers Üniversitesi’nin Sanat ve Yapay Zekâ Laboratuvarı’nın direktörü Ahmed Elgammal, CAN’in ortaya çıkardığı ürünlere dair, “Onu her çalıştırdığımda elde ettiğim çıktıya şaşırıyorum” ifadelerini kullandı.

“Yapay zekâ geleceğin sanat piyasasında önemli yere sahip”

Eserin hazırlandığı algoritmayı geliştiren Obvious kolektifinden ise “Heyecan verici bir an yaşıyoruz. Bu satışın, öncülerimizin ve iş arkadaşlarımızın hayranlık uyandıran çalışmalarına ışık tutmasını umuyoruz” açıklaması geldi. Yapay zekâ ile yapılan bir eser söz konusu olduğunda kimin sanatçı olacağı sorusunu ise Obvious kolektifinden Hugo Caselles-Dupré “Eğer sanatçı söz konusu görüntüyü yaratansa o zaman bu payeyi makine alır. Yok eğer sanatçı görüntüyü elinde tutan ve mesajı paylaşmak isteyense o zaman bu paye bize ait olur.” şeklinde cevapladı. Satışı düzenleyen Christie’s uzmanı Richard Lloyd ise “Yapay zekâ geleceğin sanat piyasasında önemli yere sahip olacak teknolojilerden yalnızca biri” dedi.

 Yapay zekâ ödül kazandı

O günden bugüne henüz bir sonuca varılamadı. Geçtiğimiz günlerde yapay zekânın çizdiği bir resim, ABD’deki Colorado Eyalet Sergisi’nin güzel sanatlar yarışmasında ödül kazandı ve tartışma yine alevlendi. Colorado merkezli oyun şirketi Incarnate Games’in başkanı Jason Allen, verilen kelimelerden yola çıkarak görseller üreten yapay zekâ programı Midjourney’de oluşturduğu bir resimle yarışmanın kazananı oldu. Fransızca “Théâtre D’opéra Spatial” (Uzay Opera Tiyatrosu) adlı eser, uzay operasından alınmış gibi görünen bir sahneyi betimliyor ve ustaca yapılmış bir tablo gibi görünüyor.

“Kabul et kanka, sanat öldü”

Yarışmanın dijital sanat dalında birinci olduğunu ve 300 dolarlık nakit ödülü aldığını resmi tuvale basan Allen’in kendisi duyurdu. Söz konusu eserin üretiminde insan unsurunun etkili olduğunu vurgulayan Allen, “Midjourney ile görüntüler oluşturuyorum, photoshop’la geçişler yapıyorum ve gigapixel kullanarak üst kaliteye çıkıyorum” açıklamasında bulundu.

Ancak ödül alan resim için farklı yorumlarda da bulunuldu. Bir jüri üyesi, resmin Rönesans sanatını çağrıştırdığını ve çok etkileyici olduğunu söyledi. Bir başkası ise “Midjourney’de yapılan resimle yarışmaya girmek, Lamborghini’yle maratona katılmak gibi’ dedi.  Bir diğer yorum ise “Yaratıcı işler makinelerden korunamazsa, yüksek statülü meslekler bile demode olma tehlikesiyle karşı karşıyadır” şeklindeydi.

En dikkat çeken açıklama ise ödülün sahibinden geldi… Jason Allen, 2 Eylül’de New York Times’ta yayınlanan mülakatta söyledikleriyle, konunun kendi açısından ne kadar net olduğunu “Kabul et kanka, sanat öldü” diyerek gösterdi.

Yapay zekâ giremez!

Bu tartışmalar bir taraftan devam ederken Midjourney, Dall-e 2, Stable Diffusion gibi ‘resim yapan’ algoritmalar pek çok sektör tarafından farklı amaçlı kullanım için büyük ilgi görüyor ve gittikçe yaygınlaşıyor. Öyle ki, yapay zekâ çizgi roman yazıyor, çocuk kitapları için illüstrasyonlar üretiyor, albüm ve kitap kapağı tasarlayabiliyor, hatta sanat yarışmalarında derece bile alıyor.

‘Resim yapan’ bilgisayar programlarının, sanatçıların emeğini sömürdüğünü ve telif hakkını ihlal ettiğini düşünen bazı sanat platformları ise yapay zekâ desteğiyle üretilen resimleri yasakladı. Tüylü hayvanlarla ilgili görsel üreten sanatçıları bir araya getiren Fur Affinity, online bilgisayarın ürettiği resimlerin ‘sanatsal açıdan eksik’ olduğunu söylediği açıklamada “Bizim amacımız sanatçıları ve onların içeriklerini desteklemek. Yapay zekâ desteğiyle üretilen içerik sanatçıların çıkarına değil” dedi. Aynı açıklamada programlarda üretilen resimleri siteye kabul etmeyeceğini söyledi.

yapay zeka 3

Yapay zekâ destekli robot ressam Ai-Da karşınızda

Daha algoritmaların yaptıklarını kabul edememişken bir adım daha iler gidildi ve yapay zekâ adeta ete kemiğe büründü ve robot sanatçı Ai-Da olarak karşımıza çıktı. Yapay zekâ destekli sanatçı robot Ai-Da geçtiğimiz günlerde vefat eden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in portresi ile tanındı. “Algoritma Kraliçesi” adı verilen tablo Kraliçesi II. Elizabeth’in, kraliçenin tahta çıkışının 70. yıldönümünü kutlamak üzere gerçekleştirilen “Platin Jübile” etkinliğinden hemen önce Ai-Da tarafından görücüye çıkarıldı.

“Canlı olmasam da hala sanat yaratabilirim”

İsmini İngiliz matematikçi Ada Lovelace’in adından alan Ai-Da’nın aralarında İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in portresinin de yer aldığı pek çok eseri bulunuyor. Robot sanatçının bazı eserleri sanat galerilerinde de sergilendi. Oxford Üniversitesi’nden bilim insanlarınca geliştirilen Ai-Da, geçtiğimiz günlerde de İngiltere parlamentosunda milletvekillerinin soruların cevapladı. Robot sanatçı, eserlerinin insan üretimi eserlerden ne gibi farklılıkları olduğu sorusuna “Ben bilgisayar programları ve algoritmalarından oluşuyorum ve bunlara bağlıyım. Ancak canlı olmasam da hala sanat yaratabilirim” diye yanıt verdi.  Ai-Da bu tavrıyla yeni bir sorunun daha kaynağı oldu. Robot ressam olur mu?

 Veriler sanata dönüşüyor

Genel olarak tartışmanın büyük bölümü resim sanatı üzerinden ilerliyor olsa da veriler teknoloji ile edebi metinlere, senfonilere, resimlere, heykellere dönüşüyor. Bugüne kadar hepimizi şaşırtan pek çok yapay zekâ ürünü sanat çalışmasına tanık olduk. Müzik tarihinin en büyük isimlerinden Ludwig van Beethoven’ın doğumunun 250. yılı şerefine müzikolog, besteci ve bilgisayar bilimcilerden oluşan bir grup, Alman bestecinin yarım kalan 10. Senfonisi’ni tamamlamak için 2019’da bir araya geldi. Beethoven’ın eskizlerinin yanı sıra Alman bestecinin çağdaşlarının eserleri de bilgisayara öğretildi. Ortaya çıkan eser 9 Ekim 2021’de Beethovenfest kapsamında dinleyicilerin beğenisine sunuldu. Hepimizin belki de en yakından tanıdığı robot Sophia, Mart 2021’de açtığı sergisiyle ses getirdi. Hong Kong merkezli teknoloji şirketi Hanson Robotics’in ilk kez 2016’da tanıttığı Sophia, dijital sanat eserlerini NFT biçiminde açık artırmaya çıkarıyor. Daha pek çok örnek sıralamak mümkün. Algoritmaların ise yaratıcı eserler yapmaya devam edeceği açık. Teknolojiyle sanatın daha da iç içe geçeceği herkes tarafından kabul gören bir öngörü. Teknoloji ne kadar gelişse de, algoritmalar kadar etkileyici çalışmalar ortaya çıkarsa da sonuçta bir gurup memnun olmaya heyecan duymaya bir grup ise bu yapılanların sanatın dışında tutmak için çaba harcamaya devam edecek. Peki yapay zekâ sanat dünyasında kabul görecek mi? Cevabını zaman gösterecek.