En estetik yatırım aracı “sanat”

En estetik yatırım aracı “sanat”

YARATICI EKONOMİ – Dünya sanata yatırım yapıyor. Danışmanlık şirketi Deloitte’un bu yıl 7’incisini hazırladığı Art&Finance raporuna göre varlıklı kişilerin sanata ve koleksiyona yönlendirilmiş servetlerinin toplamı 1.44 trilyon dolara ulaştı. 2021 küresel sanat eseri satışları toplamı 65.1 milyar dolara yükseldi. Dijital sanatla yakından ilgilenen 35 yaş altı koleksiyonerlerin ise yüzde 86’sı sanat eserlerini, “sosyal etki ve amaca yönelik yatırım” olarak satın alıyor.

Sanat eserlerinin milyon dolarlara satıldığını artık çok daha sık duyar olduk. Son yıllarda tüm dünyada sanata olan ilginin artması sanat eserlerinin çok daha değerlenmesine ve bir yatırım aracına dönüşmesine neden oldu. Sadece bireysel koleksiyonerler değil şirketler, bankalar, yatırımcılar da tarihi değeri olan ve değer kazanmaya devam edecek eserlere büyük paralar ödüyor, gelecek vaad eden sanatçıların eserlerini satın alıyor sanat piyasasını yakından takip ediyor.

Sanata yönlendirilmiş servet 1,44 trilyon dolar

Deloitte’un Şubat ayında yayınladığı yedinci Art&Finance raporuna göre hayatımızı kesintiye uğratan pandemi süreci sanat dünyasındaki büyüme ve değerleme sürecini kesintiye uğrattıysa da pandemideki davranışsal değişiklikler küresel sanat piyasasını olumlu yönde etkiledi.

Yine raporda yer alan bilgilere göre Covid-19 pandemisi sırasında sanat piyasası esnekliğini, sanat da alternatif bir varlık ve finans enstrümanı olarak güçlü yanlarını gösterdi. Artık daha çok kişi sanat eserlerinin bir finansal enstrüman olarak varlık yönetiminin içinde ele alınması gerektiğini düşünüyor. Art&Finance raporunda yer verilen bilgilere göre müzayede satışları 2020’nin ilk yarısında 2019 yılındaki seviyeleri aşarak yüzde 230 artış gösterdi. Rapora göre dünya çapında yüksek varlığa sahip kişilerin sanat ve koleksiyona yönlendirilmiş servetlerinin toplam değeri 1,44 trilyon dolara ulaştı. Tüm koleksiyon kategorilerinde güçlü büyüme gerçekleşiyor.

Sanat piyasası yüzünü doğuya döndü

Sanat piyasasının yüzü doğuya dönerken Hong Kong pazar payını artırarak Londra’yı ilk kez geride bıraktı. Rapora göre dünyanın önde gelen müzayede evleri Sotheby’s, Christie’s ve Phillips’in internet üzerinden gerçekleştirdikleri açık artırmalardan elde ettikleri gelir 2020’de 1 milyar doları aştı. 2021 yılının ilk yarısında gerçekleşen müzayede satışlarında aslan payını yüzde 71 ile tablo ve heykeller alırken, bu satışların yarısından fazlasını ‘Savaş Sonrası Dönem ve Çağdaş Sanat’ eserleri oluşturuyor.

Hong Kong sanat pazarı merkezi olmaya aday

Rapora konu olan araştırmaya katılanların yüzde 30’u, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa’nın ardından Çin’in Hong Kong kentinin geleceğin sanat pazarı merkezleri arasında yer alacağı görüşünde. Hong Kong’un pazar payı son yıllarda istikrarlı bir artış gösteriyor. Kentin 2019’da yüzde 17,5 olan pazar payı, 2020’de Londra’yı geçerek yüzde 23,1’e sıçradı. Asyalı alıcılar açık artırmalarda en çok harcama yapanlar oldu.

Sanat teminatlı kredilere talep artıyor

Sanatın bir yatırım aracına dönüşmesiyle bu alandaki finansal enstrümanlar da şekillenmeye başladı. Art&Finance raporu için ankete katılan varlık yöneticilerinin yüzde 74’ü, koleksiyonerlerin yüzde 72’si ve sanat profesyonellerinin yüzde 74’ü sanat güvenceli kredi hizmetlerine olan talebin gelecekte artmasını bekliyor. Sanatı teminat göstererek alınmış kredilerin toplam pazar büyüklüğünün 2021’de, ortalama yüzde 10,7’lik bir büyüme oranıyla, 24 milyar dolar ile 28,2 milyar dolar arasında gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Sanat kredileri 2021’de yüzde 21 büyüdü

Özel bankalar 2020’de ortalama yüzde 5’lik bir büyüme oranı bildirirken, varlığa dayalı borç verenler geçen yıl sanat kredisinde ortalama yüzde 21’lik bir büyüme açıkladı. Hem Avrupa hem de ABD merkezli borç verenler Asya pazarında büyüme potansiyeli görüyor. Borç verenlerin, yüzde 30’u Hong Kong’un sanat güvenceli hizmetler için stratejik bir merkez haline geleceğini söylerken, yüzde 20’si de gelecekte büyüme potansiyeli olan bir pazar olarak Asya’yı seçiyor.

NFT ile dijital sanat yatırım aracına dönüştü

Finans dünyasında yaşananların yanı sıra yaklaşık 2021 sonbaharından bugüne dijital sanat dünyasında da ciddi bir hareketlilik y

aşanıyor. Teknolojiyle iç içe bir sanat anlayışı giderek yaygınlaşıyor. İlk NFT eserler, geleneksel ve modern sanatların dijitale aktarımı, bunların satılması, sanal gerçeklikle sanatın buluşması  vs..  Hepimiz bu yeni tanımlara, ifadelere aşina olduk.

NFT, dijital sanat eserlerinin birden fazla kopyalanmasını ortadan kaldırarak dijital eserlere koleksiyon niteliği kazandırdı. 2020’de ortaya çıkan NFT kavramı, dijital sanat eserlerini güvenli şekilde alıp satmayı mümkün kıldı. Her  bir NFT biricik ve sadece satın alanın koleksiyonunda yer alıyor. Bu biricik olma durumu NFT sanat eserlerini de oldukça değerli yatırım araçlarına dönüştürdü.

En pahalı NFT  91.8 milyon dolar

Mayıs ayı içerisinde Dünyaca ünlü Türk sanatçı Refik Anadol’un ‘Casa Batllo: Yaşayan Mimari’ isimli NFT eserinin, açık artırmada 1 milyon 380 bin dolara alıcı bulması dijital sanatın ne kadar değerli hale geldiğinin kanıtı oldu. Murat Pak’ın NFT projesi The Merge, yaklaşık 30 bin koleksiyoncunun bir araya gelmesiyle, 91.8 milyon dolara satıldı ve bugüne kadar satılan en pahalı NFT oldu.

35 yaş altı  NFT’leri yatırım için satın alıyor

Deloitte’un 7’inci Art&Finance raporuna göre araştırmaya katılan 35 yaş altı koleksiyonerlerin yüzde 64’ü NFT’lere güçlü bir ilgi duyduğunu vurgularken, yüzde 43’ü sanat eserleriyle bağlantılı kısmi yatırımlarla ilgilendiğini kaydediyor.

Araştırmaya göre genç koleksiyonerlerin yüzde 85’i blok zinciri teknolojisinin sanat ve koleksiyon dünyasındaki mevcut iş yapış şekillerini değiştirebileceğini düşünüyor. Genç koleksiyonerlerin büyük bölümü, blok zincirinin dışında büyük veri, analitik ve yapay zeka gibi teknolojilerin de sanat üzerinde etkisi olacağına inanıyor. 35 yaş altı koleksiyonerlerin yüzde 86’sı sanat eserlerini, “sosyal etki ve amaca yönelik yatırım” olarak satın alıyor.

2021’de küresel sanat eseri satışı 65.1 milyar dolar

Dünyanın önde gelen uluslararası sanat fuarı Art Basel ve UBS’in, 10 farklı ülkede, 2 bin 339 yüksek gelirli koleksiyonerin katılımıyla hazırladığı 2022 yılı raporuna göre, 2021 küresel sanat eseri satışlarının 65.1 milyar dolara yükseldiği tahmin ediliyor.

Rapora göre, koleksiyonerlerin yüzde 56’sı 2022 yılında dijital bir sanat eseri almayı planladığını söylerken; öne çıkan ülkeler Tayvan, Singapur ve İngiltere oldu. Güzel sanatlar, dekoratif sanatlar ve antikalara yapılan medyan harcama 2021’de bir önceki yılın iki katından daha da fazla arttı ve 274 bin dolara çıktı. Yüksek gelirli koleksiyonerlere 2022 için planları sorulduğunda, yüzde 53’ü sanat eseri satın almak istediklerini belirtti. Yüzde 39’u ise 2022’de koleksiyonlarından eser satmayı planladığını açıkladı.

Türkiye pazarında 2022 yıl sonu beklentisi 350 milyon dolar

Türkiye’deki Pazar baktığımızda ise  2018-2019 yıllarında çağdaş sanat piyasası müzayede, galeri, stüdyo ve yurtdışı satışları ile birlikte 300-350 milyon dolar seviyelerine ulaştı. 2020’de ise pandemi ile birlikte yaklaşık yüzde 30-40’lık bir kayıp yaşandı. 2021 yılıyla ise pazar yeniden hareketlenmeye başladı . 2022 yılında da hareketlilik  artarak devam ediyor. 2022 sonunda sanat piyasasının 350 milyon dolar seviyelerine ulaşacağını tahmin ediliyor.

Dünyanın en pahalı  10 sanat eseri

  1. “Salvator Mundi”, Leonardo da Vinci (450.3 milyon dolar)
  2. “Interchange”, Willem de Kooning (300 milyon dolar)
  3. “The Card Players”, Paul Cézanne (250 milyon dolar)
  4. “Nafea Faa Ipoipo”, Paul Gauguin (210 milyon dolar)
  5. “Number 17A”, Jackson Pollock (200 milyon dolar)
  6. “Blue Marilyn”, Andy Warhol (195 milyon dolar)
  7. “No. 6” (Violet, Green and Red), Mark Rothko (186 milyon dolar)
  8. “Portraits of Maerten Soolmans and Oopjen Coppit” Rembrandt (180 milyon dolar)
  9. “Les Femmes d’ Alger” (“Version O”), Pablo Picasso (179.4 milyon dolar)
  10. “Nu Couché”, Amedeo Modigliani (170.4 milyon dolar)